Şapka Kanunu'na muhalefet ettiği için İstiklal Mahkemesi'nce 1926 yılında asılarak vefat eden İskilipli Atıf Hoca'nın hayatı beyazcama aktarılıyor. Geçtiğimiz ay Milli Gazete tarafından bilinmeyen mezarının ortaya çıkarılmasından sonra film şirketleri Büyük Alimin hayatını dizi yapmaya hazırlanıyor.
Tam 84 yıl önce 4 Şubat 1926 günü Eski Meclis binası yanında bulunan Zincirli Camii'nde sabah namazında idam edilen Büyük Alim İskilipli Atıf Hoca'nın hayatı aradan geçen bunca zamandan sonra ölüm yıldönümünde beyaz cama aktarılması zamanlama açısından da dikkat çekiyor. İskilipli Atıf Hoca'nın aradan geçen bunca zamandan sonra naşının bulunması için büyük çaba sarf eden Hatay Eski Milletvekili Araştırmacı Yazar Mehmet Sılay, Büyük Alim'in hayatının televizyon dizisi olarak çekilmesinden dolayı büyük memnuniyet içerisinde olduğunu kaydetti. Senaryosunu da Sılay'ın yazdığı dizi de Atıf Hoca'nın ilk gençlik yıllarından Milli Mücadele'ye kadar dönemi en inci ayrıntısına kadar anlatılıyor. Aradan geçen bunca zamana kadar naşının ilk defa ortaya çıkarılmasını da dizide seyirciye anlatacaklarının dile getiren Sılay, bu şekilde bir dönemi daha ayrıntıları ile topluma duyuracaklarının altını çizdi.
İskilipli Atıf Hoca'nın Frenk Muhalifi Şapka adlı eserinin yasa çıkmadan daha önce yazıldığının altını çizen Sılay, Giresun'daki İstiklal Mahkemeleri'nde yargılanan Hoca'nın beraat ettiğini söyledi. Daha sonra tekrar tutuklandığını ve Ankara'daki İstiklal Mahkemesine çıkarıldığını da ifade eden Sılay, "Ankara'da ölüm makineleri gibi çalışan üç Aliler var. Hoca burada diyor ki; Evrensel hukuka göre hiçbir kanun griye dönemez. Yasa çıktığı günden itibaren yürürlüğe girer. Ben bu kitabı daha önce yazdım' diyor. Ama Cumhuriyetin erken ergenekonu tarafından bir aydın nesil idam edilmiştir. 4 Şubat Perşembe sabahı meclisin önünde şafak vakti idam ediliyor. Naşı akşama kadar millete gösteriliyor. Şehit alim, murdar bir şekilde Ulucanlar Cezaevi'ne yakın olan Mamak Garipler Mezarlığı'na defnediliyor" dedi.


















