Prof.Dr.Kenan Demirkol ile yapılan söyleşi

30 Kasım 2011 Çarşamba 17:07

Prof.Dr.Kenan Demirkol ile yapılan söyleşiden alıntı


Bir dinleyicinin elindeki pet şişeden su içtiğini gören Dr.Demirkol, 

- Şimdi içtiğiniz su ile neler elde ettiğinizi gözden geçirelim 

O polietilen tereftalat maddesinden üretilmiş yani pet şişenin içindeki stalatlar suyun içine karışmış bulunuyor.   

Ayrıca o plastiği yumuşatmak için antimon denen bir ağır metal kullanılmıştır o da suyun içine karışıyor dolayısıyla siz hem stalat, hem de antimon içmiş oldunuz şu anda. Peki, ne yapar bunlar size?    

 Bunlar hormon bozucular diye geçer.  

 Sizin vücudunuzda bir takım hormonal bozukluklar yaratır.   

Bu hormonal bozuklukların bir bölümü, örnek, östrojen etkisini göstererek 5 yaşında çocukların adet görmesine sebep olur.   

 İki buçuk yaşında bir çocuk getirdiler Lüleburgaz’dan adet görüyor.   

İki buçuk yaşında. 

Hamile bir kadın östrojen etki gösteren bir hormonal bozucuyu aldığı zaman,

o madde özellikle bu 19 litrelik su bidonlarında onlar polikarbon denen bir plastiktir ve ham madde olarak Bisfenol-A denen bir maddeden üretilir.   

Bisfenol-A’nın meme kanseri yaptığı 1930 yılından beri bilindiği halde ve 130 tane bilimsel yayın olduğu halde bunun hakkında hala biz o bidonlardan su içmeye mahkum bırakılıyoruz. 

Bisfenol-A hamile bir kadının karnındaki çocuğun beynindeki cinsiyet ayrım merkezine gittiğinde çocuğun homoseksüel olma olasılığı çok yükseliyor. 

Meme kanseri riski çok yükseliyor erkekse prostat kanseri riski normal bunla temas etmemiş insana göre 3 kat artıyor.    

Yani musluk suyu için Allah aşkına.       

- Arıtıcılar ?          

- Paranız varsa arıtıcı kullanın. 

Ama paranız yok arıtıcı alamıyorsunuz, musluk suyu için. 

Musluk suyu İstanbul’da kullandığınız plastik şişedeki su hangisi olursa olsun 100 kat iyidir.

İSKİ’nın her ay İstanbul’daki bütün su havzalarının sağlık raporları internette yayınlanıyor. 

 Biz geçen sene NTV’de bir su programı yapmıştık ve NTV Yıldız Teknik Üniversitesinde piyasadan topladığı suları bakteriyolojik incelemeye gönderdi. 

Hepsinde mikrop çıktı.   

Hepsinde istisnasız.   

Yani siz sağlıklı olsun, temiz olsun çocuğum mikropsuz su içsin diye mikroplu suyu paranızla içiyorsunuz.   

Bıraktım vazgeçtim mikroptan, kanser yapıyor.

Almanya’da geçen sene ocak ayında Avrupa birliğinin gıda güvenliği merkezi vardır EFSA ocak 2010a kadar Bisfenol_A’nın sağlık sakıncası olmadığını iddia ediyordu. 

Ama toplum baskısıyla mayıs ayında biz bu işi araştıracağız dediler ve ekim ayında biberonlarda Bisfenol-A’nın kullanımını yasakladılar.   

Tamam, da biberonda yasakladın e çocuğuna Bisfenol-A’lı su bidonundan su katmıyor musun mamasını hazırlarken?   

 Isı ve zaman etkisiyle plastiğin defalarca kullanılmasıyla Bisfenol-A’nın suya geçiş oranı çok artıyor.   

Şimdi su ısınmaz ki diyeceksiniz. 

Arizona’da yapılan bir çalışmaya göre şehirlerarası su nakli sırasında kamyon içerisindeki su 80 dereceye kadar ısındığı saptanmıştır.   

80 dereceye ısınan su o plastikten ne kadar madde çözüyor biliyor musunuz? 

Sizi de sülalenizi de kanser etmeye yeter. 

Antalya’da yazın açık havada duran suyun derecesi kaç acaba? Banyo bile yapamazsın o kadar sıcak suyla.   

Ne olur musluk suyu kullanın. Bırakın şu plastikleri.   

 

11 Eylül 2011 Fatih Altaylı’nın köşe yazısı 

 Pet şişelerden kurtulun

AŞAĞIDA okuyacağınız satırlar pek hoşunuza gitmeyebilir. 
Kendinizi kötü, hatta rahatsız hissedebilirsiniz. 
"İyi de, ne yapacağız" diyebilirsiniz. 
Çünkü ben de aynen sizin söylemeniz muhtemel bu cümleyi söyledim, aynen bu yazdıklarım gibi hissettim. 
Yine de sizleri sevdiğim için, bunları yazmak zorundayım. 
Önceki gün, bir yakınımın ameliyatı için, Türkiye'nin önemli hastanelerinden birindeydim. 
Ameliyat sonrası, alanında Türkiye'nin değil, dünyanın en iyilerinden biri ve çok da eski dostum olan doktorumuz geldi. 
Ameliyatla ilgili bilgi vermek üzere. 
Konuşurken, önümdeki masada duran "pet" şişeyi alıp açtım ve bardağıma su doldurmaya başladım. 
Profesör doktor uzandı. Elimden pet şişeyi aldı. 
Suyu doldurduğum bardağı aldı. 
Görevliyi çağırdı. 
Pet şişeyi çöpe atmasını, bardağı da lavaboya boşaltmasını söyledi. 
"Benim dolabımdan cam şişede bir su getirin" dedi. 
"Ne oldu hocam, sular zehirli de bizim haberimiz mi yok" dedim şaşkınlıkla. 
"Keşke zehirli olsa. Panzehiri olur, ilacı olar. Bunlar zehirden beter" dedi ve anlattı. 
"Son yıllarda kanser olaylarında büyük patlama yaşanıyor. Çok ileri yaşlarda ortaya çıkması gereken bazı kanser türleri, çok erken yaşlarda görünür oldu. Yaşlılarda görülecek lenfomalar, gencecik insanlarda peydahlanıyor. Kemik kanserleri, kemik iliği tümörleri sık sık karşımıza çıkıyor." 
"Biliyoruz hocam. Çevre koşulları, hormonlu gıdalar. Her şey kanserojen" dedim. 
"Evet" dedi. "Bu pet şişeler hepsinden daha kanserojen."
"Bütün dünya kullanıyor" dedim. 
"Medeni ülkeler giderek daha az kullanıyor" dedi. 
"Bu pet şişelerdeki sular 2 haftadan uzun süre şişede kaldığı zaman, şişenin içindeki zararlı maddeleri çözüyor ve suya karışmasına neden oluyor. Bunlar hücre yapılarına çok ağır zararlar veriyorlar. Her gün yavaş yavaş bozuyorlar. Eğer iki haftalıktan daha yeniyse bunun içindeki su, iç. Ama iki haftalıktan daha eski ise içme."
Hemen önümdeki açılmamış pet şişeyi aldım. 
2 aylıktı ve son kullanma tarihi olarak 10 ay sonrayı gösteriyordu. 
"Bu şişeler kısa süreli saklama için uygun. Ama uzun süreli saklamaklarda çok zararlı." 
"Peki ne yapacağız?" dedim. 
"Cam şişe kullanacağız. Cam şişede su alacağız. Her türlü gıdayı cam şişe içinde talep edeceğiz. Hem çevreye daha az zararlı, hem de sağlığımıza."
"Maliyeti yüksek ama" dedim. 
"Kanserin tedavi maliyeti daha mı düşük? Aksine çok daha yüksek. Bütün hayatın boyunca cam şişe kullansan, bir kanser tedavisinin onda biri maliyeti bulmaz. Artık kanserleri büyük ölçüde tedavi edebiliyoruz ama yüksek maliyetli oluyor. Hastayı da harap ediyor." 
"Hadi küçük şişeleri cam şişede hallettik, ya damacanaları ne yapacağız. Onlar da pet benzeri bir madde değil mi?"
Profesör doktor daha da kötü konuştu. 
"Oradaki sorun daha büyük. O damacanalar birden fazla kez kullanılıyor. Ve onları temizlemek için, deterjanla yıkanıyor genelde. İçinde kalan deterjanı temizlemek için en az üç damacana su kullanmak gerek. Sen o damacanaların üç damacana suyla yıkandığını düşünüyor musun?" diye sordu. 
"Düşünmüyorum" dedim. 
"Demek ki damacanadaki suyla birlikte deterjan da içiyoruz" dedi. 
Çocukluğumu hatırladım. 
İstanbul'da hasıra sarılmış cam damacanalar içinde Beykoz'dan gelme sular satılırdı. 
"Eskiden vardı cam damacanalar" dedim.
"Talep edelim yine olur. Cama dönmekten başka çare yok. Yoksa her gün kendimizi bile bile öldürüyoruz. BSigara içme kanser olursun kampanyaları yapılıyor. Bunların yanında sigara masum kalır" dedi. 
İçim karardı doğrusu. 
Ama artık eve pet şişe sokmama kararı aldım. 
Bu kararı da sizinle paylaşmam gerektiğini düşündüm. 
Hepimizin çocukları için.

 

437 defa okundu...
İlgili Başlıklar» PKK'nın kampında çekilen çarpıcı fotoğraf
» Çocuk bezleri ile giysiler kül oldu
» İranlı öğrenciler İngiliz elçiliğine girdi
» "Türkiye bize Osmanlı tarzı camiler yapsın"
» Deprezede öğrencilere AGD kucak açtı
» Emekliler için kader günü perşembe!
» Türkiye'nin en zengin 100 Ailesi_2011
» Bağdat ile Ankara arasında kriz tırmanıyor
» Depremzede aile bulduğu parayı teslim etti
» Tuz Gölü Çinlilere emanet! GALERİ
» Irak ile uçak krizi
» BOP'TA SON DURUM; SURİYE'Yİ TÜRKİYE İLE VURMAK
» Özal soruşturmasını rütbeliler engelledi
» Ailede İletişimin Önemi
» Bitkisel hayattaki hastalarla konuşulabilecek!
» Şizofreni Ve Epilepsi Arasında Çift Yönlü İlişki
» Derimizde bakteri kolonileri
» BİZİMKİLER TARKAN'LA ONLAR MEHTERLE COŞUYOR!
» Diyanetin göremedigi Camiler!
» vergiler faize gitti
Bedelli askerlik hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bedelliye karşıyım
Çıkması iyi olur
Diğer Anketler
Foto Galeri Video Galeri
Foto galeri

Foto galeri

Liste Depremi

Görseller

Duvar Kağıdı

Tüm Galeriler
ANKARA
  • ADANA
  • ADIYAMAN
  • AFYON
  • AĞRI
  • AKSARAY
  • AMASYA
  • ANKARA
  • ANTALYA
  • ARDAHAN
  • ARTVİN
  • AYDIN
  • BALIKESİR
  • BARTIN
  • BATMAN
  • BAYBURT
  • BİLECİK
  • BİNGÖL
  • BİTLİS
  • BOLU
  • BURDUR
  • BURSA
  • ÇANAKKALE
  • ÇANKIRI
  • ÇORUM
  • DENİZLİ
  • DİYARBAKIR
  • DÜZCE
  • EDİRNE
  • ELAZIĞ
  • ERZİNCAN
  • ERZURUM
  • ESKİŞEHİR
  • GAZİANTEP
  • GİRESUN
  • GÜMÜŞHANE
  • HAKKARİ
  • HATAY
  • IĞDIR
  • ISPARTA
  • İÇEL
  • İSTANBUL
  • İZMİR
  • KAHRAMANMARAŞ
  • KARABÜK
  • KARAMAN
  • KARS
  • KASTAMONU
  • KAYSERİ
  • KIRIKKALE
  • KIRKLARELİ
  • KIRŞEHİR
  • KİLİS
  • KOCAELİ
  • KONYA
  • KÜTAHYA
  • MALATYA
  • MANİSA
  • MARDİN
  • MUĞLA
  • MUŞ
  • NEVŞEHİR
  • NİĞDE
  • ORDU
  • OSMANİYE
  • RİZE
  • SAKARYA
  • SAMSUN
  • SİİRT
  • SİNOP
  • SİVAS
  • ŞANLIURFA
  • ŞIRNAK
  • TEKİRDAĞ
  • TOKAT
  • TRABZON
  • TUNCELİ
  • UŞAK
  • VAN
  • YALOVA
  • YOZGAT
  • ZONGULDAK

17°
Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe
Haber Arşivi  |   Künye  |   İletişim  |   Giriş sayfam yap  |   Sık Kullanılanlara Ekle  |   Sitene ekle  |  
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
Tüm hakları sakldır
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz