GÖRÜNÜŞÇÜ DEĞİL, GÖRÜŞÇÜ OLMAK
Merhum liderimiz dün 85. yaşına girdi. Gazetelerde, tv lerde fazlaca olmasa da taraftarlarının açtığı sosyal paylaşım ağlarında, video ve haber sitelerinde bolca videolarını resimlerini görmek mümkün. Peki neydi onun yolu ? Neyi istiyordu bizden ?
O, Allah adını anmanın bile gericilik sayıldığı, dinsiz sistemin temellerinin atıldığı yıllarda, 1926 da başlamıştı bu cefa dolu, hiç bir tat alamadığı yaşamına. "Baharı Başlatan Çiçek"ti O. İlk o doğruldu yerinden. İslami düzene dayalı bir yönetim şekli istiyordu. "Adil bir dünya". Düşünsenize, adaletin olduğu yerde haksızlık olur mu ? Zulüm , işkence, kan ve gözyaşı olur mu ? Ve bu adaleti dünyaya 6 asır sadece Osmanlı getirmişti. Onun küllerinden yeniden bir düzen çıkarmaktı gayesi. Bunun için çıktığı yolda sayısı on milyonlara kadar çıkan bir kitle yetiştirdi.
Velhasıl 90 ların sonları dünyada ılımlı İslam’ın yayılma zamanıydı. Bu etki 1996 da tavan yapan Milli Görüş hareketini, birkaç yıl sonra gelenekçiler ve yenilikçiler diye ayıracaktı. Peki ne istiyordu giden, kalan neyi korumayı amaçlıyordu.
Bunu anlamak için bu günkü ülke ve dünya gündemini incelemek yeterli. Çünkü artık Müslümanlar rahat ve rahatsız olarak ikiye ayrılmış vaziyette. Sanki Irak işgal edilmemiş, Filistin de çocuklar ölmüyor, Çeçenistan’da yaşananlar iç savaş vb . Tüm bu zulümleri görmezden gelenler, Irak işgalinin suçunu Saddam'a, Libya'yı Kaddafi’ye bağlayanlar, Somali’deki açlığı da elbette kuraklığa bağlayacaklardı. Emperyalizm, Siyonizm ve materyalist zihniyetin bunlarda hiçbir etkisi yok onlara göre, hatta ve hatta "onlar da ne" dediklerini duyar gibiyim. Şaşırmıyoruz. Çünkü kendilerine lider addettikleri kişiler, at veya it peşinde koşarken, kimileri de koltuk kapmaca oynarken o bize bunları anlatıyordu. 20 yıldan beri TVlere çıkıp Masonluğu, İllimünatiyi, Siyonizm’i anlatıyordu bize. Rockefeller'in dünya insanlarından yılda 7 trilyon dolar sömürdüğünü. Küresel şeytani takım olan 300'ler meclisinin ayini olan Kabala'yı ilk ondan duyduk.
Lakin kumandası hoca efendilerinde olanlar ise O'nu izlemek yerine "sır kapısı" nı açıp, "sırlar dünyası" nda ninniler dinlediler. İç sayfalarının köşesindeki "bugün Gazze’de 3 Filistinli daha yaşamını yitirdi" haberine, İsrail’e sövüp "saman" kağıdını okumaya devam eden Hacı, oğluna iş bulmak için boynuna taktırdığı kravatın renginden, bıyığının bademine kadar dikkat etti. Faizi bir dünya gerçeği görüp, kanun koyucu olarak ABD yi gördü. İşte bu kafa yapısından dolayıdır ki tespih çekmeyi, insanları Allah c.c. yoluna davet etmek olan cihaddan daha efdal saymakta.
Ne mutlu ki bize Erbakan’la büyüdük, O'nun yolundan gidiyor, sapıkları övmüyor, gerçek dost ve düşmanı ayırt edebiliyoruz. Selam olsun O'nun yolundan giden GERÇEK MİLLİ GÖRÜŞÇÜLERE...
1064 defa okundu...





FİLİZ GÜNEY
EDA ÖZTÜRK
KURŞUN KALEM
MEHMET CELâL
ABDULLAH AŞKERİ
Bedelli askerlik hakkında ne düşünüyorsunuz?







